Make your own free website on Tripod.com
BuiltWithNOF
YUNUS EMRE
  • YUNUS EMRE’nin MEZARI GÖNEN’de
  •          Tanınmış Türk alim ve ahlakçısı, devrinin en büyük ve verimli mutasavvıfı Bursa’lı İsmail Hakkı Hazretleri (1653-1725), Yazıcıoğlu Mehmet’in Muhammediye adlı eserine “Baran Al-Ruh” ismiyle (1706-1707) yılları arasında şerh ederek yayınlamıştır. Prof.Dr.Fuat KÖPRÜLÜ “Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar”adlı eserinde Yunus Emre’nin mezarını araştırırken 277.sayfada 3 mezar olarak İsmail Hakkı’nın “Muhammediye “ şerhinde geçen mezara işaret etmektedir. Yine Prof.Dr.Fuat KÖPRÜLÜ adı geçen eserin 266. Sayfasında dip notu olarak aynı kaynağı zikreder ve Yunus Emre’nin İsmail Hakkı’nın belirttiği yerde gömülü olduğunu yazmaktadır. Bursa’lı İsmail Hakkı Hazretleri bilmeden, görmeden, doğruluğundan emin olmadan bir şey yazacak karakterde değildir. Esrinin bazı yerlerinde Fuat Köprülü’de :” Yunus Emre’nin türbesinin Isparta ili dahilinde olduğuna inanmıyorum”diye belirtmektedir.

     

             Bursa’lı İsmail Hakkı Hazretleri : “Yunus Emre ile şeyhi Taktuk Emre’nin ve onun Şeyhi Buharalı Sina Efendi’nin mezarının bir kubbe altında Keçiborlu kasabası yanındaki Gadir-i Azim (Büyük su birkintisi)’nin cenab-i şarkisinde (Dogu tarafinda) olan Puşte (sırt Yamaç tarafında bir karyade (köy) neşv-ü nema (yaşama-gelişme) bulduklarını “söylüyor.

     

             Keçiborlu yakınında olan Yunus Emre’nin mezarı değil, su birikintisidir. Bu büyük su birikintisinden maksat Burdur Gölü ve onun uzantısı olan Gönen Bataklığıdır. Bu günkü Gönen Ovası eskiden göl halinde idi. Hatta bu gün Isparta merkezine bağlı kasaba olan “ Kuleönü”nün adı kaynaklarda “Gölönü” olarak geçmektedir. Gönen’den Senirce Köyü’ne kayıkla gidip gelenler demiryolunun zaman, zaman su altında kaldığını görenler hala yaşamaktadır. Devlet Su işlerinin açtığı kanalla Gönen ovası bugün ekilir dikilir hale gelmiştir.

     

             Gümüşgün’den (Baladız), yani Burdur Gölü’nün doğusunda sabahleyin yola çıkarsak güneşin tam Gönen’in arkasından doğduğunu görürüz. Gönen ilçemiz zamanında köy olarak bu su birikintisinin doğu tarafında dağ sırtında kurulmuştur.  Demek ki Bursa’lı İsmail Hakkı Hazretlerinin “Keçiborlu yakınındaki gölün doğu tarafında olan dağ sırtında bir köyde” dediği yer Gönen’dir.

  •         Yunus Emre Selçukluların son zamanları ile Osmanlıların ilk yıllarında yaşamıştır.(?-1320) Gönen hariç çevresindeki köylerin hiçbirisinin tarihinin Selçuklu’lar devrine kadar ulaştığını gösteren bir belgeye rastlanmamaktadır.
  •  

             Gönen’e ½ km. mesafede Tınaz Dağının eteğinde bugünkü Gönen’in içme suyunun çıktığı ve Gökçeçiçek filminin çevrildiği yerde Selçuklu  yörükleri tarafından dikilen Ulu çınar ağaçları vardır. Yine Isparta’nın en güzel mesire yeri ve yaylası olarak kabul edilen “YUVECCA”(Yuvadin) Yaylası burada bulunmaktadır. Bu da gösteriyor ki Gönen’in tarihi  Yunus Emre’nin yaşadığı devirler uzanmaktadır.

     

             Gümüşgün’den Karayolu veya demiryolu ile Isparta’ya gelirken ya da giderken Gönen’in doğusunda dağ sırtında 200 dönüm kadar büyüklükte bir ormanlık görülür. Yunus Emre, Taptuk Emre, Sinan Efendi ve bu mezarlar adına bir vakıf kuran Şeyh Saadettin Efendi’nin mezarları bir çatı altında bu ormanın içerisinde bir türbede bulunmaktadır.

     

             Burası inzivaya çekilmeye müsait, güzel bir yerdir. Çevrede bir çatı altında bir arada bulunan bir mezar topluluğu daha yoktur. Bu türbeye tarla pınarından yaya  gidilmek şartıyla Güneykent arası yürüyerek 2 saat sürmektedir. Fotoğraflarda görüldüğü gibi Gönen’liler bu türbeye özel bir ilgiyle bakmakta ve yaşamasını sağlamaktadır. Her sene duvarları yeniden sıvanmakta üzerine örtüler çekilmektedir. Bu mezarların kimlere ait olduğunu bilen şahıslar yoktur. Bu mezarların ermiş insanlara  ait  kutsal mezarlar olduğuna inanılmaktadır.  Bazıları Hacı Bektaşi Veli’nin müritlerinden birine ait olabileceğini söylemektedirler. Müritlerden Veli Baba’nın türbesi Senirkent Uluğbey’de, Abdal Musa’nın türbesi Elmalı’dadır. Gönen’deki bu mezarda üçüncü müride aittir. Hatta Balım Sultan’a ait olduğunu söyleyenlerde vardır. Bektaşi velayetnamesinde Abdal Musa ve Veli Baba isimlerine rastlanılmakta Balım Sultan’ın Hacı Bektaş’da gömülü olduğu yazılmaktadır. Hacı Bektaş Veli’de Yunus Emre’ye, Taktuk Emre’ye gitmesi için yol göstermiştir.

     

               Mezarların bulunduğu ormana Manastır (mana-sır denilmiştir. Sonra mana esastır ve manastır olmuştur.) denilmektedir.  Aslında Hıristiyanlara ait en ufak bir işaret yoktur. Burada  Manastır  ormanlık yer anlamındadır. Yeni adı Pazar Mahallesidir.

     

             Mezarları 1963 senesine kadar tapulu vakfiyesi varken, kadastro geçince vakfın arazileri ormana verilmiştir. Bu gün mezarlar eski Belediye reisi Mehmet ÖZGÜN ve bakkal Hüseyin UĞUR tarafından korunmaktadır. Mevcut ormanların ayakta kalması bu kutsal mezarlar sayesindedir. Yunus Emre’nin mezarı ancak böylesine kutsal bir yerde olabilir.

     

             İslam inanışına göre  büyük, bilgili kişilerin mezarı sağda, diğerleri sol tarafta bulunur. Türbeye girince sağda bulunan ilk mezar Yunus Emre’nin, sonrakiler sırasıyla Taktuk Emre, Sinan efendi ve vakfiyenin kurucusu Saadettin efendidir. (Isparta Anadolu Lisesinin hazırlamış olduğu “CEMRE” adlı dergiden alınmıştır. (Edebiyat Öğretmeni Mustafa YALÇIN’ın makalesi)

     

    [GÖNEN] [TARİH] [COĞRAFYA] [EĞİTİM] [KÜLTÜR] [DOĞAL GÜZELLİK] [GALERİ] [YUNUS EMRE] [LİNKLER] [FORUM]